Evlilikte Ayrılık Acısı Nasıl Geçer?

Çarşamba, Mart 29, 2017 0 No tags Permalink

Kim istemez ki mutlu bir evliliği. Ama her zaman evlilikler mutlu bir şekilde son bulmuyor. K,m ister ki boşanmak için evlenmeyi ama herşeyin hayırlısı diyelim. Evlilikler güzel umutlarla başlasa da gün gelir çok sevdiğimiz kişi hiç tanımadığınız birine dönüşebilir. Şimdi kendinize sorun; o elini tuttuğunuz ve hayaller kurduğunuz, aşkımız artık o eski kişi mi? O çok sevdiğiniz kişi için günlerdir, gözyaşımı döküyorsunuz? Onunla konuşabilmek, kendini ifade edebilmek, fark ettirebilmek ya da onu unutabilmek için muhtemelen çok mantıksız şey yapıyorsunuz. Onun gözündeki değerinizi özellikle de kendi gözünüzdeki değerinizi ve saygınızı kaybettirecek bir şey yapmadan, sosyal ve özel yaşamımızı etkileyecek ciddi bir adım atmadan önce biten ilişkinin ardından neler yapmamız gerekir? İşte size birkaç ipucu…

 

  • 1- İlişki Bittiyse Arkadaş Olmaya Çalışmayın

Eski sevgiliniz ya da eşinizin bir zamanlar çok sevdiğiniz kişi olduğunu unutmayın. Kendinizi kontrol edebileceğiniz ve kişisel sınırlarınızı aşmayacağınıza eminseniz, yumuşak bir geçiş ortamı hazırlayabilirsiniz. Ancak arkadaş olmak ilişkinizin yaralarımızı saracağını düşünmeyin. Henüz yaralarınız tazeyken, acılarınızı yaşıyorken arkadaş olarak devam etmeniz hem çok zor, hem de çok doğru bir davranış değildir. Hele ki, ruhsal olarak kendinize toparlanma zamanı tanımadıysanız bu arkadaşlık daha da içinden çıkılmaz bir hal alır. Kendinizi toparlayıp yaralarınız iyileşene kadar sınır koymak da fayda vardır.

 

  • 2- İlişkiye Ait Resim ve Hatıraları Ortadan Kaldırın

Geçmiş yaraları ve ayrılık acısını atlatmanın en sağlam yolu geçmişi geçmişte bırakabilmektir. Bunun da en doğru adımı, ilişkinize ait resimleri kaldırıp yenine, sizin ve dostlarınızın beraber mutlu olduğunuz resimleri yerleştirmektir. Birlikte aldığınız, size onu hatırlatan diğer eşyaları da ortadan kaldırın ya da en azından yerlerini değiştirin. Yatak odanızın rengini değiştirin, odanın ışığını kendinize göre ayarlayın, sevdiğiniz eşyalarla tekrar düzenleyin.

 

  • 3- Kendinizi Zararlı Maddelere ve Yemeğe Kaptırmayın

Özellikle biz bayanlar sıkıntılı ya da üzgün olduğumuz anlarda kendimizi yemeğe kaptırabiliriz. Aynı şekilde ayrılık gibi durumlarda da kolayca kontrolden çıkabilir ve kendimizi sürekli bir şeyler yerken bulabiliriz. Ayrılık acısını bu tarz yollarla yenmeye çalışmak, üzüntünüzü bir süreliğine ertelemekten öteye geçmeyecektir. Bir an önce yaşamanız gereken üzüntüyü yaşayıp sonra yola devam etmeniz gerekiyor. Kendinize oyalanacak ve iyi zaman geçirmenizi sağlayacak başka uğraşlar bulmaya çalışın.

 

  • 4- Size Acı Veren Her Şeyden Uzak Durun ve Öfkenizi Kontrol Edin

Ayrılıktan sonra yapılan bir diğer şey de acılı aşk şarkıları dinlemektir. Oysa aşk şarkıları sadece acılarınızı arttırmakla kalmaz, ayrıldığınız eşinizi size yeniden hatırlatır ve kabuk bağlayan yaralarınızı tekrar tekrar kanatır. Bu durum daha çok size arzularınızın ve ihtiyaçlarınızın karşılanmadığını, incinmişlik, terk edilmişlik hislerini uyandıracak ve eski eşinize olan öfkenizi arttıracaktır. Acılı aşk şarkıları öfkenizi tetikleyip, manasız şeyler yaptırabilir. Hatta normalde aklınızdan bile geçirmediğiniz şeyleri söyleyip, kavga edebilirsiniz. Ayrılığa sabretmek sizi affetmeye yöneltir, ki bu da yaşama sanatıdır ve mutluluğun anahtarıdır. Acıların dinmesi için acının içinden sabırla geçmeyi öğrenmelisiniz.

 

  • 5- Yaşadığınız Acı Sonsuza Kadar Sürmeyecek Bir Sonu Var

Ayrılık acısından sonra paket paket mendiller harcayıp, hayata şişmiş gözlerle karışmaya çalışmak yabancı olduğumuz bir durum değildir. Fakat kaygılanmayın, tekrar mutlu olacağınız gerçeğine inanmak zor olsa da, eskisinden daha mutlu olacağınıza emin olabilirsiniz. Bir gün artık eski eşinize ya da sevgilinize karşı hiç bir şey hissetmeyecek ve her gün giderek kendinizi daha da güçlü hissedeceksiniz. Bunu kendinize tekrar tekrar söylemek iyi bir telkindir.

 

  • 6- Hayatla Flört Edin, Sosyalleşin

Hayatta defalarca tecrübe ettiğimiz bir gerçek vardır. Bize kaybetmek gibi görünen bir durum, kim bilir belki de bize başka kapılar açıyordur. Geçmişin yükünün, geleceğin kaygısının canınızı yakmasına izin verirseniz, anı yaşayamazsınız. Ayrılık sonrası kendinizi eve kapatmak yerine hayatla flört etmeyi öğrenmelisiniz. Sinema, tiyatro, konser gibi etkinliklere katılabilir, arkadaşlarınızla görüşerek vakit geçirebilirsiniz. Sosyalleşme ve hayat ile flört halinde olup anın içinde kalmak, sizi kendinizi dinlemekten, geçmişinizi sorgulamaktan alıkoyacaktır.

 

  • 7- Ayrılığı Kabullenin

Ayrılıktan sonra yapılması gereken en önemli şey kabullenmektir. Artık “o” hayatınızda yok, gittiğini kabul edin. Maalesef ayrılık sonrası oturup, eski iyi anıları hatırlayıp, halen onlara sarılmaya kalkmak çok sık rastlanan bir hatadır. Kendinize ağlamak ve üzülmek için bahane bulmayı bırakın. Onu ve onunla yaşadıklarınızı aklınızda taşımaya devam etmenizin bir anlamı yok. Eski eşinize ihtiyaç duyduğunuzda giyinin dışarı çıkın bir hava alın. Temiz hava her zaman işe yarar.

 

  • 8- Eski Eşiniz ile İletişime Geçmeyin, Sosyal Medyada Takibi Bırakın

Her ne kadar ilişkiler bitse de, sosyal medya üzerinden iletişim kurulan bir zamanda bulunuyoruz. Maalesef sosyal ağların en kötü yanlarından biri budur. Biten bir ilişkiden sonra eski eşinizi ya da sevgilinizi takibe almak psikolojiniz için yapabileceğiniz en kötü şeydir. Eski ilişkinizin profilini, arkadaşlarını, sosyal sayfasına yapılan yorumları ve hayatına aldığı yeni kişileri görmek, ayrılığın arkasından çok ciddi bir darbe olacaktır. Sizi ruhsal olarak çöküşe sürükleyebilir.

Ayrıca “Bu gün doğum günü arayıp kutlayayım“, “Yeni işini tebrik edeyim“, “Doktor randevusunu hatırlatayım” gibi düşüncelere kapılmayın artık onun hayatınızda olmadığını unutmayın. Onu aramak için türlü nedenler bulabilirsiniz, ki bu biz kadınların en iyi yaptığı şeylerdendir, fakat onu bir şeylerden haberdar ederseniz, iç güdüsel olarak karşılığını da beklersiniz. Bir yandan bağlarınızı koparmaya çalıştığınız kişi ile yeni bağlar kurmaya da devam edersiniz. Onu aramak ya da iletişime girmek doğru bir karar değildir. Yaralarınızı kendiniz ve dostlarınızla saracak güce sahipsiniz.

Henüz Yorum Yok

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Haberler